MÜŞTERİ TABANLI RAPORLAMA
Kelime anlamıyla rapor, bir durumu tespit eden bir ifade veya belgedir. Rapor tek başına statik bir özellik arz eder. Hareket etmedikçe bulunduğu yerde bir veri olarak bekler. Raporun, biri tarafından bir başkasına aktarılması ise raporlama kavramını ortaya koymaktadır. Diğer bir ifade ile raporlama dinamik bir özelliğe sahip bir kavramı oluşturmaktadır. Raporlama birinin diğerine mesaj vermesine hizmet eden bir mekanizmadır. Bu mekanizmanın iki tarafından söz etmek mümkündür: Raporlayan taraf, raporlanan veya raporu alan taraf. Genellikle, her raporlama faaliyetinde raporlayanın bir niyeti vardır ve bu niyet raporlanana herhangi bir konuda karar aldırıp, onu eyleme geçirtmektir. Konuyu abartılı bir şekilde bir örnek yardımı ile somutlaştırmaya çalışalım.
Örnek bir köyde geçmektedir. Adamın bir karısı ve beş çocuğu vardır. Doğal olarak tarım toplumunun bir parçasıdırlar ve erkek egemen bir yapı hüküm sürmektedir. Adam, öküzleri ile akşama tarlada çalışıp çabalayıp, akşam yorgun-argın eve dönmüştür. Eve döndüğünde tabii ki ilk karşılayan eşi olmuştur. Adam daha öküz arabasından aşağı inmeden, eşi kocasının nasıl bir gün geçirdiğini, yorgun olup olmadığını sormadan, “biliyor musun, bugün sokakta yürürken, falanca bana laf attı ve sözlü tacizde bulundu” demiştir. Bunun üzerine adam, herhangi bir cevap vermeden, öküz arabasından aşağı inip, daha öküzlerin koşumlarını filan boşa çıkarmadan, yukarı çıkıp, duvarda asılı bulunan çift-kırma tüfeği alıp, köy meydanına doğru yönelmiştir. Köy meydanında kahvede diğer kişilerle sohbet etmekte olan ve karısının bahsettiği kişiyi oracıkta bir kelime bile söylemeden vurmuştur ve kişi Hakkın rahmetine kavuşmuştur: Sonuç kadının kocası hapse, diğer kişi ise mezara…
Yaşandığı varsayılan bu olayda, kadın raporlayan rolündedir ve raporlama yaparken mutlaka bir niyeti vardır. Bu niyet, belki de o güne kadar kendine zulüm yapmakta olan kocasından kurtulmak veya intikam almak, bu arada ikinci bir niyet olarak geçmişte yüreğini kaptırdığı ve sonraları kavuşamadığı bir kişinin başkalarına yar olmasına dayanamamak olamaz mı?
Bu raporlama senaryosu karşısında raporlanan durumundaki yorgun adamın seçenekleri neler olabilirdi.
1) Yukarıda belirtildiği gibi taciz ettiği sözlenen kişiyi yaralamak, vurmak ve öldürmek,
2) Eşinin söylediklerini aldırmamak, böyle bir şeye ihtimal vermemek,
3) Böyle bir şeyi olası kabul edip olayı derinlemesine incelemek ve ne yapılması gerektiğine daha sonra karar vermek.
Kuşkusuz burada yer verilen örnek hayalidir. Ama buna benzer örneklerin gerçek hayatta var olmadığını iddia etmek mümkün değildir.
Raporlama işlemini bir başka boyutuyla ele alalım ve raporlama işlemini aynı zamanda bir hizmet olarak kabul edelim. Raporlanan veya raporu alan taraf, aynı zamanda raporun kullanıcısı veya rapordan yararlanan durumundadır, diğer bir ifade ile hizmetten yararlanan durumundadır.
Konuyu bir hizmet işletmesi örneği ile ilerletmeye çalışalım: Bir lokanta olsun. Bu lokanta örneğinde, bir tarafta yemekleri hazırlayıp müşterilere sunan taraf, lokantanın sahibi ve çalışanları, diğer tarafta bu hizmeti satın alan, yemeklerden yararlanan müşteriler yok mudur? Yine bu hizmet işletmesi örneğinde, yemekleri satın alma durumunda olan müşterilerin tercihleri ve beğenileri dikkate alınmaz mı? Bir öğle veya akşam yemeğine odaklanıldığını varsayarsak, kimilerimiz etsiz yemek yemezken, kimilerimiz sadece sebze yemeği ile yetinmez mi? Bu örnekte olduğu gibi, bazı durumlarda müşteriler tek seçenek ile yetinmek durumundadırlar, bazı durumlarda ise isteklerinin yerine getirilmesini beklerler. Burada sonuç, kim güçlüyse onun dediği olmasıdır.
Yukarıdaki örnek dar anlamıyla finansal raporlama için de geçerlidir. Çoğu durumlarda raporu alan güçlüdür ve kendisine nasıl bir raporlama yapılması gerektiği konusundaki kuralları önceden ortaya koyar ve bu doğrultuda raporlamanın yapılmasını ister. Bazı durumlarda ise raporu veren güçlüdür; bu durumda raporu veren ortaya ne koyarsa, raporu alan onunla idare etmek durumundadır. Oysa günümüz koşullarında, özellikle finansal raporlama konularında, raporu alanlar, finansal tablo kullanıcıları veya onların adına hareket edenler, diğer bir ifade ile düzenleyiciler ilkeleri ve kuralları önceden ortaya koyar. Ama finansal konularda raporlama yapanlar bunlara ne derecede riayet eder, bu her zaman tartışılabilir.