
UFRS DİYE DİYE…
Üzülerek belirtmeliyim ki, Enflasyon Düzeltmesi ile ilgili olarak 2004 yılında oynanan rant elde etme oyunları, gözlemlerime göre, şimdilerde UFRS (Uluslararası Finansal Raporlama Standartları) adı altında yeniden sahnelenmeye başlandı. Nasıl mı?
Öncelikle bu konuyu bir rant aracı olarak kullanmak isteyen kesimler, UFRS’nı ülkemiz işletmelerine ve konuyla uzaktan veya yakından ilgisi olan kesimlere, bir “zorunluluk” olarak aktarmaya başladı.
- Bilen ya da bilmeyen bu konularda eğitim semineri benzeri çalışmalar yapmaya başladı.
- Bilen ya da bilmeyen bu konularda kitap, makale vb. çalışmaları ortaya koymaya başladı.
- Bilen ya da bilmeyen bu konularda özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde alternatif finansal raporlama hizmetleri adı altında hizmet vermeye başladı.
- Bazı yazılım firmaları, işletmecilik ile ilgili yazılımlarının UFRS konularına uyumlu olduğunu öne sürmeye başladı.
Tüm bunlar, edindiğimiz izlenimler ve gözlemlerdir. Bilenlerin, konu ile ilgili seminer yapmasına, kitap, makale vb yayınlamasına, işletmelere alternatif raporlama hizmeti vermesi asla bir sözümüz olamaz. Tabii ki sahip oldukları bilgilerin ve deneyimlerin, başkalarına çeşitli yollarla ve bedeli mukabili aktarılmasına oldukça saygılıyım. Sözümüz konu ile ilgili tam bilgiye sahip olmadan konu ile ilgili ahkâm kesenlere. Yine sözümüz, bilenlerin konuyu, kötüye kullanmalarına, yani rant kapısı haline getirmeye çalışanlara.
Geçen birkaç hafta Fakültemiz son sınıf öğrencilerinden oluşan bir grup ile Uluslararası Finansal Raporlama dersini gerçekleştiriyordum. Bu derste, dersi alan öğrencilerin her biri IASB Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayınlanan standartlardan biri ile ilgili bir çalışma yaparak, bu çalışmayı sınıfta bulunan diğer öğrencilerle paylaşma yöntemi uygulanıyordu. Öğrencilerden biri, ülkemizde 2007 yılı başından itibaren irili ufaklı bütün işletmelerin Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına uyumlu finansal raporlama yapmasının zorunlu olduğundan söz ediyordu ve buradaki zorunluluğu Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklikten bahsederek vurgulama yapıyordu.
Birden düşündüm, acaba ben mi atlamıştım? Oysa bildiğim kadarıyla Türk Ticaret Kanunu’ndaki beklenen değişiklikler henüz kesinleşmemişti ve de böyle bir zorunluluk da yoktu. Hatta Türk Ticaret Kanunu’ndaki değişikliklerin kısa sürede gerçekleştirilmesi beklenmiyordu. Çünkü yaklaşık 2000 maddelik bir kanunu tümden değiştirmek öyle kolay bir iş değildi.
Sonra söz konusu öğrenci ile yaptığımız karşılıklı söyleşi sonunda şöyle bir durum ortaya çıkmıştı: Söz konusu öğrencinin yararlandığı kaynaklarda durum böyle belirtilmişti. Bir grup kaynakta konuyla ilgilenenler, Türk Ticaret Kanunu’ndaki olası değişiklikleri yasalaşmış gibi gösteriyor ve topluma böyle aktarıyordu. Diğer bazı kaynaklarda ise TMSK Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından çeşitli tarihlerdeki Resmi Gazetelerde yayınlanan Türkiye Muhasebe Standartları ile Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının 2007 yılı başından itibaren tüm işletmelerce zorunlu olarak dikkate alınacağından bahsediyordu.
Oysa durum böyle değildi…